Çağatay1103
Yeni Üye
- Katılım
- 22 Eyl 2026
- Mesajlar
- 1
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 1
Cümleten selamün aleyküm değerli forum sakinleri ve kıymetli ustalarım. Herkese hayırlı forumlar ve bereketli üretimler dilerim.
Evdeki sultanımın beslenme rutini üzerine bir süredir epey kafa yoruyorum. Malumunuz sürekli kuru yem ve çekirdek ağırlıklı besleme uzun vadede karaciğer yağlanmasına ve hareketsizliğe davetiye çıkarıyor. Haftalık sebzesini ve dal darısını eksik etmiyorum ama kuru tohumların o ağır yağ içeriğini kırmak ve kuşuma besin değeri daha yüksek bir öğün sunmak istiyorum.
Yabancı üreticilerin ve profesyonel kümeslerin çokça uyguladığı bu suda bekletilmiş tohum ve filizlendirme olayında tohum suya girdiği andan itibaren içindeki fitik asit kırılıyor; yağ ve nişasta oranı düşerken protein, canlı enzim ve vitamin değerleri katlanıyor. Tam bizim canların doğadaki beslenmesine denk bir yöntem. (Elbette ki okuduklarım bu yönde)
Bu işi yıllardır tezgâhından geçirmiş duayen ustalardan ve tecrübeli arkadaşlardan birkaç konuda akıl almak isterim:
Evdeki sultanımın beslenme rutini üzerine bir süredir epey kafa yoruyorum. Malumunuz sürekli kuru yem ve çekirdek ağırlıklı besleme uzun vadede karaciğer yağlanmasına ve hareketsizliğe davetiye çıkarıyor. Haftalık sebzesini ve dal darısını eksik etmiyorum ama kuru tohumların o ağır yağ içeriğini kırmak ve kuşuma besin değeri daha yüksek bir öğün sunmak istiyorum.
Yabancı üreticilerin ve profesyonel kümeslerin çokça uyguladığı bu suda bekletilmiş tohum ve filizlendirme olayında tohum suya girdiği andan itibaren içindeki fitik asit kırılıyor; yağ ve nişasta oranı düşerken protein, canlı enzim ve vitamin değerleri katlanıyor. Tam bizim canların doğadaki beslenmesine denk bir yöntem. (Elbette ki okuduklarım bu yönde)
Bu işi yıllardır tezgâhından geçirmiş duayen ustalardan ve tecrübeli arkadaşlardan birkaç konuda akıl almak isterim:
- Elimizdeki hazır yem mi, sıfırdan özel tohum karışımı mı?: İlk ve en çok kafamı kurcalayan nokta burası. Direkt kafeste kullandığımız standart kaliteli sultan yemini yıkayıp ıslatmak/çimlendirmek doğru olur mu? Yoksa yemdeki çekirdek, aspir gibi iri taneler çabuk ekşir, tohumların patlama günleri birbirini tutmaz diye sıkıntı mı yaşarız? Maş fasulyesi, buğday, mercimek, fiğ, aspur gibi tohumlardan kendimiz özel bir karışım mı yapmalıyız? Kendi karışımını yapan ustalar hangi tohumları hangi oranlarda kullanıyor?
- Suda bekletilmiş mi yoksa çimlendirilmiş mi?: Tohumu sadece 12–24 saat suda bekletip şişirilmiş formda vermek yeterli faydayı sağlar mı, yoksa o beyaz ucu patlatana kadar bekletmek şart mıdır? Hangisinden daha çok verim alırız?
- Hijyen meselesi: İşin en korkutan kısmı kursak mantarı ve bakteri riski. Bekletme ve durulama suyunda bir şeyler kullanıyor musunuz? Özellikle sıcak havalarda tohumun kokmaması, ekşimemesi için püf noktanız nedir? (Kendim birkaç deneme yaptığımda hep küflendirdim sonra da vazgeçtim. Şu sıralar tekrar kafamı kurcalamaya başladı.)
- Porsiyon ve kafeste tutma süresi: 2 kuşu olanlar için haftada kaç gün, ne ölçüde verilmeli? Kafese astıktan sonra ekşiyip kuşu bozmaması adına en geç kaç saat içinde önünden alıyorsunuz?
- Yemeyen kuşa sevdirme taktiği: Kuru yeme çok alışmış, ıslak veya nemli dokudaki yemi görünce geri basan huysuz sultanlara bunu alıştırmanın pratik bir püf noktası var mıdır? Genel olarak kuru tohum karışımı kafesinde her zaman bulunuyor. Alıştırma aşamasında zaman zaman çıkarılıp bu karışım koyulabilir mi?